logo_fe_k

Türkiye'de Ekonomi Yorumu - 9-16 Haziran 2008

 

KAMU MALİ DİSİPLİNİ BOZULUYOR! ARTACAK KAMU YATIRIMLARI KAMU YARARINA MI?

TEPAV, Hükümet’in Orta Vadeli Mali Çerçeve kapsamında açıkladığı maliye politikası program değişikliğinin 2012’ye kadar olan süreçte tahmini maliyetini 40–45 milyar YTL olacağını açıkladı. Böylece,” OVMÇ bir program sapması değildir; mali disiplin aynen devam ediyor” diyenlere yanıt verilmiş oldu. TEPAV’ın araştırmasına göre,  GAP ve yerel yönetimlere merkezi yönetim vergi gelirlerinden aktarılacak kaynaklar bu maliyeti oluşturuyor. 2012’ye kadar GAP’a 16,5 milyar YTL, yerel yönetimlere de 20 milyar YTL aktarılacak. Böylece TEPAV, OVMÇ belgesinin hükümetin kamu maliyesinde ciddi bir politika değişikliği yaptığının göstergesi olduğunu vurguluyor.


Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) İstikrar Enstitüsü tarafından hazırlanan Mali İzleme Raporu-2008 Yılı Mart-Nisan Ayı Bütçe Sonuçları açıklandı. Rapor’da bütçe sonuçlarının yanı sıra “Orta Vadeli Mali Çerçeve ve Geleceğe Yönelik Maliye Politikaları:Mali Disiplinde Gevşeme Tartışmaları Ne Anlama Geliyor ?” başlıklı bir bölüme de yer verildi.
Bu bölümde “Konut Edindirme Yardımı Ödemeleri”, “GAP’a Kaynak Aktarımı”, “İşsizlik Fonu’ndan İstihdam Paketi Kapsamında Kaynak Aktarılması”, “Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun İle Mini Tahkimler Yapılması”, “Yerel Yönetimlere, Merkezi Yönetim Vergi Gelirlerinden Aktarılacak Kaynağın Artırılması ve Aktarılacak Kaynaktan Yapılacak Kesintinin Düşürülmesi” ile “ Kamu İhale Kanunu’nun Değiştirilerek Müteahhitlere Fiyat Farkı Ödenmesi” kararlarının uygulanması durumunda doğacak sonuçlar hesaplandı. Bu kararların uygulanmasının, belli varsayımlar altında, toplam 45 Milyar YTL’ye ulaşabileceği tahmin edildi.
“OVMÇ yerel seçimlere yönelik”
Rapor’da Orta Vadeli Mali Çerçeve(OVMÇ)’ye ilişkin değerlendirme yapılırken, “Bir bütün olarak OVMÇ, kamuoyuna varsayımları ve ayrıntılı harcama planları açıklanmamış yönleri ile, ileriye yönelik tutarlı bir maliye politikası uygulama niyetinden çok, yaklaşmakta olan yerel seçimlere yönelik bir tercihi yansıtır gibi gözükmektedir” ifadeleri kullanıldı. Diğer tespitler ise şöyle sıralandı:
“1 - Bu belgenin 5018 sayılı Yasa ile hazırlanması öngörülen çok yıllı bütçelemenin iki önemli politika belgesi olan Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan ile bağlantısını kurmak bu aşamada mümkün değildir. Bu anlamda Hükümet’in harcama ve kaynak kullanma tercihlerinin tutarlı bir biçimde incelenmesine ve denetlenmesine de elverişli değildir.
2- OVMÇ Belgesi, kamu otoritesinin kamu maliyesinde faiz dışı fazla göstergesinden vazgeçilmesi yönünde ciddi bir değerler dizisi değişikliğine gittiğinin göstergesidir. Bu anlamda harcama genişletici politikalara izin verileceği anlaşılmakta ancak bir yandan da bunun borç dinamiklerini olumsuz olarak etkilemeyeceği öngörülmektedir. OVMÇ bu öngörülerin içsel tutarlılığının sınanmasını sağlayacak saydamlıktan ise uzaktır.
3- OVMÇ’de takip edilecek açığın klasik bütçe açığı olacağı ve faiz dışı fazlada gevşemeye gidilmesinin konjonktürel maliye politikası uygulama gerekçesine dayandırıldığı ya da faiz dışı fazlada azalmaya gidilmekle beraber “dönemsellikten arındırılmış bütçe dengesi (cyclically adjusted deficit)” açısından sorun teşkil etmeyeceği yönündeki bazı değerlendirmelerin teorik yönden ve ülkemiz pratiği açısından sorgulanmaya ve tartışılmaya muhtaç yönleri bulunmaktadır.“
“ Bütçe’de olumlu gelişme“
Rapor’un bütçe sonuçlarının değerlendirildiği bölümünde ise, merkezi yönetim bütçesinin Mart ayı sonunda 4,4 milyar YTL, Nisan ayı sonunda ise 5,4 milyar YTL açık verdiği hatırlatılarak, şöyle denildi:
“Bu durum, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre bütçe açığının % 31,2 oranında arttığına işaret etmektedir. Nisan ayında ise bütçe dengesindeki bozulma geçen yılın aynı dönemine göre % 1,3 artış seviyesine gerilemiştir. Yılın ilk iki ayında merkezi yönetim bütçesinde gözlemlenen nisbeten olumlu performansta, Mart ayı sonuçları ile birlikte bir bozulma gözlemlenmiş; ancak, bu durum Nisan ayında önemli ölçüde düzelmeye dönmüştür. Yirminci yüzyılın ikinci yarısı bundan önceki dönemlere hiç benzemeyen bir sıçrama dönemi oldu. Kişi başına gelir açısından bakarsanız, ortalama gelir artışı hiç bu kadar hızlı olmamıştı. 1900’ların başında kişi başına gelir 1000 dolar civarındayken 1950’de bu tutar 2000 dolar civarına yükselmişti. 2000 yılı itibariyle aynı tutar yaklaşık 6000 dolar oldu. Yirminci yüzyılın başında 1 olan sonunda 6 oldu. Ve bu artış esasen yüzyılın ikinci yarısında gözlemlendi. Yüzyılın ilk yarısında birinci küreselleşme dalgası sonrası içe kapanma ve piyasalara küsme modaydı. Yüzyılın ikinci yarısı ise yeni bir küreselleşme dalgasını getirdi. Küreselleşme süreci, ortalama bir gelir artışı yanında, derin eşitsizlikleri de beraberinde getirdi. Ortalama gelir artışı, satın alma gücü paritesi dikkate alındığında, azalan küresel yoksuluk demek. Başka? Artan büyüme demek. O vakit şöyle de söyleyebiliriz: Yirminci yüzyılın ikinci yarısında dünyada ortalama büyüme hızı yükseldi. Peki ama bu nasıl oldu? İşte buna bakan, içinde saygın kişilerin bulunduğu, bir bağımsız grup 22 Mayıs’ta tam da bu soruyu içeren bir rapor yayımladı. Türkiye’den Kemal Derviş’in de içinde yer aldığı Büyüme ve Kalkınma Komisyonu’nun (Commission on Growth and Development) raporuna hiç bakabilme fırsatınız oldu mu? Rapor, komisyonun internet sitesinde mevcut, bir göz atmak isteyenlere duyurulur.

Rapor, sürdürülebilir büyüme için etkin devlet ve kamu yatırımlarının önemini vurguluyor. Öyle anlaşılıyor ki, iyi yönetilmeyen ülkelerin, küreselleşme sürecinin kapılarına getirdiği fırsatları değerlendirebilmek için yeterince şansı olmuyor. Bu bir. İkincisi ise Türkiye’nin artık artan kamu yatırımları gereğini, bir başka gözle tartışmaya başlaması gerekiyor. Tartışmaya başlayalım mı? İşte bu tartışma şimdi Referans Gazetesi’nden Güven Sak, Nabi Yağcı, Taraf Gazetesi’nden Cemil Ertem tarafından yapılıyor.

 

 

ÖNCEKİ YAZILAR

TARİH

TÜRKİYE EKONOMİ YORUMU

DÜNYA EKONOMİ YORUMU

26 Mayıs-2 Haziran 2008

Sorunlu Bir Yaz Geçireceğiz

1973 Krizi Yeniden mi?

2-9 Haziran 2008

Mali Sisteme Yeni Düzen Geliyor

Enerji Sorunu: Çok Yönlü ve Uzun Soluklu

 

 

 

FİNANS ENSTİTÜSÜ®  | FİNANS KULÜP® Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı
Nispetiye Caddesi Levent İş Hanı No:6/2 34330 1.Levent - İstanbul   |  Telefon: 0212-284 72 59 | Faks: 0212-282 91 11