FİNANS ENSTİTÜSÜ DİREKTÖRÜ ERTEM: 'ABD
MAKAS DEĞİŞTİRİYOR, FED FAİZLERİ YÜZDE 2'YE KADAR
DÜŞÜREBİLİR'
23.01.2008, 09:18
|
|
Finans Enstitüsü Direktörü ve İ.Ü. Öğretim Üyesi Cemil
Ertem, 'Şimdi FED faizleri yüzde 2' lere kadar
düşürecek. Birçok fiyat, başta petrol olmak üzere gerçek
değerine yaklaşacak. YTL de bu süreçte gerçek değerini
bulacak. Geçen Ekim ayından beri yüzde 20 değer yitiren
Nasdaq daha da inecek. Asya borsalarındaki düşüş de
sürecek' dedi.
-Ertem, mali piyasalarda yaşanan krizin arkasında,
karşılıksız dolar ve yüksek askeri harcamalar politikası
izleyen ABD Başkanı George Bush ve ekibinin 'gidici'
olarak görülmesinin de etkisi olduğunu savundu. Ertem,
'ABD çok kesin olarak makas değiştiriyor. Bush ve ekibi
artık kesin gidici olarak görülüyor. Gelen demokratlar
çok farklı bir politika izleyecekler' diye konuştu.
-Krizin Türkiye ekonomisine etkilerini de değerlendiren
Ertem, YTL'de ani ve keskin bir değer kaybı beklenmemesi
gerektiğini söyledi. Ertem, 'Avrupa ekonomileri krize
iyi yanıt veremezse Türkiye gibi cari açıkla nefes alan
ve özel sektörün borçlu olduğu ekonomiler de önümüzdeki
günlerde el değiştirmeler ve ciddi sıkıntılar
yaşanabilir. Nakit girişi sürekliliği olmayan ve kısa
vadeli borçları olan firmaları güç günler bekliyor'
öngörüsünde bulundu.
İSTANBUL (ANKA) - Finans Enstitüsü Direktörü ve İstanbul
Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Cemil Ertem, ABD
ekonomisinin resesyona gireceğine dair korkular
nedeniyle dünya piyasalarında yaşanan sarsıntıları
değerlendirdi. Ertem, 'Geçen sene tam bu zamanlar
Greenspan, ABD ekonomisinin resesyona gireceğini kesin
bir dille söylemişti. Ama FED Başkanı ve halefi Barnenke
olmak üzere şimdi ABD ekonomisini yön veren birçok
yatırım bankası ve fon yöneticisi o zaman onun bu ciddi
uyarısını dikkate olmadı. Barnenke, faizleri indirmede
çok gecikti. Bunun sonucunda ABD, Avrupa ve Asya
piyasaları 7.3 trilyon dolar kaybetti' yorumunda
bulundu.
Bu krizin arkasında ABD Başkanı Gerorge Bush ve ekibinin
gidici olarak görülmesinin de etkisi olduğunu savunan
Ertem, 'ABD çok kesin olarak makas değiştiriyor. Bush ve
ekibi artık kesin gidici olarak görülüyor. Gelen
demokratlar çok farklı bir politika izleyecekler' dedi.
-'ÇÖKEN PİYASALAR DEĞİL, ABD'NİN KARŞILIKSIZ DOLAR
POLİTİKASI'-
Geçen bir yılda yaşanan kaybın aslında yüksek faiz ve
yüksek petrol fiyatı ile şişen piyasaların köpüğü
olduğunu söyleyen Cemil Ertem 'Şimdi bu köpük yok. Bir
yerde gerçek düzeylere yani olması gereken rakamlara
geliyoruz. Yalnız son bir yılda değil, Bush işbaşına
geldiği ve yüksek faiz, karşılıksız dolar politikasını
uyguladığından beri şişen rakamların sonuna geliyoruz.
Çöken sanıldığı gibi ABD'nin mortgage piyasası değil,
ABD'nin karşılıksız dolar ve askeri harcamalar
politikasıdır' diye konuştu.
-'ABD DE FAİZLER YÜZDE 2'YE İNEBİLİR'-
Dünya ekonomisinin Bush iktidarının karşılıksız olarak
bastığı yaklaşık 20 trilyon doları geri alma sürecinde
bulunduğunu ifade eden Ertem şu değerlendirmeyi yaptı:
'Şimdi FED faizleri yüzde 2'lere kadar düşürecek. Birçok
fiyat, başta petrol olmak üzere gerçek değerine
yaklaşacak. YTL de tabii ki bu süreçte gerçek değerini
bulacak. Nasdaq geçen seneden beri (Ekim?2007 tepe
noktası'ndan beri) yüzde 20 kaybetti. Nasdaq daha da
inecek. Asya borsalarındaki düşüş de sürecek. Ancak
finans sektöründen reel sektörlere doğru krizin kayması
şu an söz konusu değil. Türkiye gibi cari açıkla nefes
alan ve özel sektörün borçlu olduğu ekonomiler de
önümüzdeki günlerde el değiştirmeler ve ciddi sıkıntılar
yaşanacak. Nakit girişi sürekliliği olmayan ve kısa
vadeli borçları olan firmaları güç günler bekliyor.'
-'YTL'DE HIZLI DEĞER KAYBI BEKLENMEMELİ'-
Ekonomist Ertem, YTL'nin ani ve keskin değer kayıpları
beklenmemesi gerektiğini, ancak YTL'nin de diğer
fiyatlar gibi gerçek değerini bulacağını belirtti.
Ertem, Türkiye'ye sermaye girişleri azalacağından
büyümede ciddi düşüşler olabileceğine de dikkat çekti.
Ertem'in şunları söyledi:
'Petrol fiyatlarının düşmesi Türkiye için bir avantaj
gibi gözükse de kısa vadeli sermaye girişlerinde
yavaşlama olacağından bu avantaj Türkiye'yi
rahatlatmayacak. Burada Türkiye için kritik noktalardan
biri de Avrupa. Avrupa'da ciddi büyüme düşüşleri olursa
Türkiye'de çok ciddi sorunlar başlar. Ancak Avrupa
Merkez Bankası şimdilik ihtiyatlı ve gelen kriz
dalgasını bertaraf edecek hazırlıkta gözüküyor. Avrupa
ekonomisi ABD ekonomisi kadar daralma yaşamayacak. Bu
bizim için avantaj.'
-'HÜKÜMET KOBİ' LER İÇİN ACİL ÖNLEM ALMALI'-
Hükümet'in acil önlem olarak KOBİ'leri rahatlatacak mali
ve ekonomik önlemler alması gereğini kaydeden Ertem '
TBMM'de bekleyen teşvik yasası var olan gelişmeler
dikkate alınarak daha somut ve uygulanabilir hale
getirildikten sonra hemen çıkarılmalı. Bu süreçte nakit
girişi azalacak, ancak güçlü işletmeler için ek
kaynaklar yaratılmalı. Türkiye stratejik sektörleri öne
çıkaracak bir teşvik politikasını hayata geçirmeli. Bu
süreçte büyümedeki düşüşten kaynaklanacak sosyal
sorunlara ve işsizliğe karşı hükümet ek önlemleri
şimdiden düşünmeli' diye konuştu. ( ANKA)(NÇ/NB/ZG)
http://www.haberx.com/n/1079194/finans-enstitusu-direktoru-ertem-abd.htm |
FİNANS ENSTİTÜSÜ: "KRİZ ORTAMINDA NE
MERKEZ BANKASI'NIN REZERVLERİ NE DE MALİ SEKTÖRÜN GÜCÜ
YETERLİ"
01.04.2008, 08:43
|
|
|
|
Finans Enstitüsü Direktörü İktisatçı Cemil Ertem, yeni
milli gelir hesaplarının bankacılık sisteminin
küçüklüğünü iyice ortaya çıkardığını, Türkiye'de
bankacılık sektörünün bilânço büyüklüğünün AB ülkeleri
yanında çok küçük kaldığını savunarak "Küresel kriz
koşullarında ne Merkez Bankası'nın rezervleri ne de bu
mali sistem ve bankalar bizi kurtarabilir. Yeni milli
gelir rakamları bu gerçeği ortaya koyuyor" dedi.
İSTANBUL (ANKA)- Yeni seriye göre hesaplanan milli
geliri değerlendiren Finans Enstitüsü Direktörü
İktisatçı Cemil Ertem, alınan sonuçların bankacılık
sisteminin küçüklüğünü iyice ortaya çıkardığını,
Türkiye'de bankacılık sektörünün bilânço büyüklüğünün AB
ülkeleri yanında çok küçük kaldığını savunarak "Küresel
kriz koşullarında ne Merkez Bankası'nın rezervleri ne de
bu mali sistem ve bankalar bizi kurtarabilir. Yeni milli
gelir rakamları bu gerçeği ortaya koyuyor" dedi.
Milli gelir artışı ve yeni verilerin eski seriye göre
daha gerçekçi olduğunu ifade eden Cemil Ertem, kayıt
dışı alanların sistem içine çekilebilmesi halinde kişi
başına milli gelirin 9-10 bin dolarlı düzeylere
çıkabileceğini belirterek, milli gelir kadar gelirin
dağılımın daha da önemli olduğunu söyledi.
-İŞ ARAYAN DÖRT KİŞİDEN ANCAK BİRİ İŞ BULABİLİYOR-
Türkiye'nin son ekonomik daralmadan yine küçülerek
çıkacağını söyleyen Ertem yüzde 4,5 büyüme oranı ile
Türkiye'nin başta işsizlik olmak üzere, hiçbir sorununu
çözemeyeceğini iddia etti. Ertem, "Türkiye'de işsizliğin
geriye gitmesi için en az yüzde 7'lik büyümenin olması
gerekiyor. Dar tanımlı işsizlik bile yüzde 10'ları
buldu. Geniş tanımlı işsizlikte yüzde 20'lerin
üzerindeyiz. Yani iş arayan her dört vatandaştan biri iş
buluyor" değerlendirmesini yaptı.
-KONUT VE İNŞAAT ALARM VERMEYE BAŞLADI -
Küresel daralmanın sonuçlarını Türkiye'nin 2008'in son
çeyreğinde çok keskin olarak göreceğini ifade eden
Ertem, konut ve inşaat sektörü şimdiden daralma
işaretleri verdiğine işaret ederek, "Durgunluğun
yayılması ABD'deki gibi konut balonunun, diğer ülkelerde
de sönmesiyle başlayacak. Zaten bu, İspanya, İngiltere
ve İrlanda'da başladı. Yakında İtalya, Portekiz, Fransa,
Türkiye'de konut sektörü ciddi düşüşler yaşayacak" dedi.
Ertem, 2006 yılı düzeltilmiş milli gelirinde inşaatın
payının 1,6 puan artarak yüzde 4,8'den 6,8'e çıktığını
belirterek, inşaatın 1990-2004 yılları arasında yıllık
ortalama yüzde 2,8 büyüdüğünü hatırlattı Ertem, "Ancak
inşaattaki büyüme 2005 ve 2006 yıllarında yüzde 21,5 ve
19,4 gibi çok yüksek oranlara ulaşmıştı. Şimdi burada
sert düşüş yaşayacağız ve bu diğer sektörlere hızla
yayılacak" uyarısında bulundu.
-MALİ SEKTÖR SANILDIĞI KADAR BÜYÜK DEĞİL-
Ertem, eski milli gelire göre bankacılık sektörü'nün
GSYİH'sının yüzde 86,7'sine denk geldiğini belirterek,
yeni milli gelire göre bu oranın daha da düştüğünü
kaydetti. Cemil Ertem, birçok Avrupa ülkesinde
bankacılık sektörünün milli gelire oranının yüzde 300
olduğuna dikkat çekti. Ertem, şu görüşleri dile getirdi:
"Zaten 2001 krizi sonrası eli kolu bağlanan ve reel
sektöre kredi veremeyen banka sistemi şimdi küresel kriz
koşullarında parmağını kıpırdatmayacaktır. Yeni milli
gelirle birlikte, çok büyük dediğimiz ve her yıl yüzde
20 büyüyor diye övündüğümüz mali sektörün aslında büyük
olmadığını da gördük. Mali sektörün aktif büyüklüğü 567
milyar dolar. Bu yeni milli gelir rakamını bile
yakalayamıyor." (ANKA)
http://www.haberx.com/n/1095748/finans-enstitusu-kriz-ortaminda-ne.htm |
|
Finans Enstitüsü: Küresel krizde ne Merkez
Bankası’nın rezervleri, ne de mali sektör bizi
kurtarabilir |
|
|
|
|
01 Nisan 2008 Salı 09:30 |
|
|
|
|
|
İSTANBUL -ANKA- Yeni seriye
göre hesaplanan milli geliri değerlendiren
Finans Enstitüsü Direktörü İktisatçı Cemil
Ertem, alınan sonuçların bankacılık
sisteminin küçüklüğünü iyice ortaya
çıkardığını, Türkiye’de bankacılık
sektörünün bilânço büyüklüğünün AB ülkeleri
yanında çok küçük kaldığını savunarak
“Küresel kriz koşullarında ne Merkez
Bankası’nın rezervleri ne de bu mali sistem
ve bankalar bizi kurtarabilir. Yeni milli
gelir rakamları bu gerçeği ortaya koyuyor”
dedi.
Milli gelir artışı ve yeni
verilerin eski seriye göre daha gerçekçi
olduğunu ifade eden Cemil Ertem, kayıt dışı
alanların sistem içine çekilebilmesi halinde
kişi başına milli gelirin 9-10 bin dolarlı
düzeylere çıkabileceğini belirterek, milli
gelir kadar gelirin dağılımın daha da önemli
olduğunu söyledi.
-İŞ ARAYAN DÖRT KİŞİDEN ANCAK
BİRİ İŞ BULABİLİYOR
Türkiye’nin son ekonomik
daralmadan yine küçülerek çıkacağını
söyleyen Ertem yüzde 4,5 büyüme oranı ile
Türkiye’nin başta işsizlik olmak üzere,
hiçbir sorununu çözemeyeceğini iddia etti.
Ertem, “Türkiye’de işsizliğin geriye gitmesi
için en az yüzde 7’lik büyümenin olması
gerekiyor. Dar tanımlı işsizlik bile yüzde
10’ları buldu. Geniş tanımlı işsizlikte
yüzde 20’lerin üzerindeyiz. Yani iş arayan
her dört vatandaştan biri iş bulamıyor”
değerlendirmesini yaptı.
-KONUT VE İNŞAAT ALARM
VERMEYE BAŞLADI
Küresel daralmanın
sonuçlarını Türkiye’nin 2008’in son
çeyreğinde çok keskin olarak göreceğini
ifade eden Ertem, konut ve inşaat sektörü
şimdiden daralma işaretleri verdiğine işaret
ederek, “Durgunluğun yayılması ABD’deki gibi
konut balonunun, diğer ülkelerde de
sönmesiyle başlayacak. Zaten bu, İspanya,
İngiltere ve İrlanda’da başladı. Yakında
İtalya, Portekiz, Fransa, Türkiye’de konut
sektörü ciddi düşüşler yaşayacak” dedi.
Ertem, 2006 yılı düzeltilmiş
milli gelirinde inşaatın payının 1,6 puan
artarak yüzde 4,8’den 6,8’e çıktığını
belirterek, inşaatın 1990–2004 yılları
arasında yıllık ortalama yüzde 2,8
büyüdüğünü hatırlattı Ertem, “Ancak
inşaattaki büyüme 2005 ve 2006 yıllarında
yüzde 21,5 ve 19,4 gibi çok yüksek oranlara
ulaşmıştı. Şimdi burada sert düşüş
yaşayacağız ve bu diğer sektörlere hızla
yayılacak” uyarısında bulundu.
MALİ SEKTÖR SANILDIĞI KADAR
BÜYÜK DEĞİL
Ertem, eski milli gelire göre
bankacılık sektörü’nün GSYİH’sının yüzde
86,7’sine denk geldiğini belirterek, yeni
milli gelire göre bu oranın daha da
düştüğünü kaydetti. Cemil Ertem, birçok
Avrupa ülkesinde bankacılık sektörünün milli
gelire oranının yüzde 300 olduğuna dikkat
çekti. Ertem, şu görüşleri dile getirdi:
“Zaten 2001 krizi sonrası eli
kolu bağlanan ve reel sektöre kredi
veremeyen banka sistemi şimdi küresel kriz
koşullarında parmağını kıpırdatmayacaktır.
Yeni milli gelirle birlikte, çok büyük
dediğimiz ve her yıl yüzde 20 büyüyor diye
övündüğümüz mali sektörün aslında büyük
olmadığını da gördük. Mali sektörün aktif
büyüklüğü 567 milyar dolar. Bu yeni milli
gelir rakamını bile yakalayamıyor.”
http://www.netgazete.com/NewsDetail.aspx?nID=495144 |
|
|
|
|
Finans Enstitüsü: Hükümet IMF ile Stand-By Yapmak
Zorunda Kalabilir |
|
|
Finans Enstitüsü Direktörü Ekonomist Cemil Ertem,
AKP'nin Kapatılmasına İlişkin Davanın Anayasa
Mahkemesi'nce Kabul Edilmesinin Ardından, Cari Açığın
2008'te Gerçek Bir Sorun Haline Geleceğini Savunarak
"Siyasi Risklerle Bu Risk Üst Üste Gelince Türkiye'nin
Kredi Notu Sorunu ve Piyasalardan Kredi Bulması
Zorlaşacak. |
Finans Enstitüsü Direktörü ekonomist Cemil Ertem,
piyasaların Anayasa Mahkemesinin AKP davasını kabul edeceğine
göre konum aldığını ve gelişmenin fiyatlara yansıdığını
belirterek "Bugünkü karar sürpriz olmadı. Ancak bundan sonra bu
duruşma Türkiye ekonomisinin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi
sallanacak. Küresel dalgalanmalardan en çok etkilenen ülke
bundan sonra Türkiye olacak" dedi.
Ertem, bu
gelişmenin de etkisiyle 2008'de Türkiye'nin cari açığının gerçek
bir sorun haline geleceğini savunarak, "2008 yılında Türkiye
Avrupa'da İspanya ve Yunanistan'la birlikte en çok açık veren
ülke olacak" yorumunu yaptı.
Cari açığın
GSYİH'nın yüzde 8'ini aşabileceği öngörüsünde bulunan Ertem,
"Siyasi risklerle bu risk üst üste gelince Türkiye'nin kredi
notu sorunu ve piyasalardan kredi bulması zorlaşacak. IMF'nin
yeni şartlarının şimdiden daha ağır olacağını söyleyebiliriz. Bu
durumda hükümetin IMF ile yeni bir anlaşma yapmaktan başka
çaresi kalmamıştır" dedi. (ANKA)
(NÇ/NB/ZG)
(Ankara Haber Ajansı) 31.03.2008 17:17
[1282355]
http://www.haberler.com/finans-enstitusu-hukumet-imf-ile-stand-by-yapmak-haberi/
FINANS ENSTİTÜSÜ: Piyasalar, Bush
politikalarının köpüğünü atıyor
Kaynak:
Birgun,
Ekonomi | 24 Ocak
Perşembe, 2008
Finans
Enstitüsü Direktörü ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi
Ekonomist Cemil Ertem, ABD ekonomisinin resesyona gireceği
korkuları nedeniyle piyasalarda yaşanan sarsıntıları
değerlendirdi. Ertem, “Geçen sene tam bu zamanlar Greenspan, ABD
ekonomisinin resesyona gireceğini kesin bir dille söylemişti.
Ama FED Başkanı ve halefi Bernanke başta olmak üzere şimdi ABD
ekonomisine yön veren birçok yatırım bankası ve fon yöneticisi o
zaman onun bu ciddi uyarısını dikkate almadı. Bernanke, faizleri
indirmede çok gecikti. Bunun sonucunda piyasalar 7.3 trilyon
dolar kaybetti” dedi.
Bu krizin
arkasında ABD Başkanı Bush ve ekibinin “gidici” olarak
görülmesinin de etkisi olduğunu savunan Ertem, bununla
bağlantılı olarak ABD’nin çok kesin olarak makas değiştirdiğini
ve demokratların iş başına gelmesiyle çok farklı bir politika
izleneceğini iddia etti. Geçen bir yılda yaşanan kaybın aslında
yüksek faiz ve petrol fiyatı ile şişen piyasaların köpüğü
olduğunu söyleyen Cemil Ertem ” Çöken sanıldığı gibi ABD’nin
mortgage piyasası değil, karşılıksız dolar ve askeri harcamalar
politikasıdır” diye konuştu.
FED FAİZLERİ
YÜZDE 2′YE DÜŞÜRECEK’
Ertem, şimdiki süreçte ABD Merkez Bankası’nın
(FED) faizleri yüzde 2′lere kadar düşüreceğini savun-rak, şöyle
devam etti: “Birçok fiyat, başta petrol olmak üzere gerçek
değerine yaklaşacak. YTL de tabii ki bu süreçte gerçek değerini
bulacak. Nasdaq ve Asya borsalarındaki düşüş de sürecek. Ancak
finans sektöründen reel sektörlere doğru krizin kayması şu an
söz konusu değil. Türkiye gibi cari açıkla nefes alan ve özel
sektörün borçlu olduğu ekonomilerde önümüzdeki günlerde el
değiştirmeler ve ciddi sıkıntılar yaşanacak. Nakit girişi
sürekliliği olmayan ve kısa vadeli borçları olan firmaları güç
günler bekliyor.”
Ertem,
Türkiye’ye sermaye girişleri azalacağından büyümede ciddi
düşüşler olabileceğine de dikkat çekerek, “Petrol fiyatlarının
düşmesi Türkiye için bir avantaj gibi gözükse de kısa vadeli
sermaye girişlerinde yavaşlama olacağından bu avantaj Türkiye’yi
rahatlatmayacak” dedi. Birgün Ekonomi
http://www.gundelik.net/2008/01/24/finans-enstitusu-piyasalar-bush-politikalarinin-kopugunu-atiyor/
FED kararı, Türkiye'yi nasıl etkiler?
Finans Enstitüsü’nden Dr. Aylin Soydan,
Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) olası faiz indirimi kararının
doların değerini daha da düşüreceğini ve dünya ekonomisindeki
büyümeyi olumsuz yönde etkileceğini belirtti. Soydan, "Cari açık
ve borç sorunu gibi birçok yumuşak karnı olan Türkiye, bundan
sonra ’kısa vadeli sermaye nasıl gelirse, nereden gelirse gelsin
kabulüm’ anlayışıyla ödemeler dengesini tesis edemez. Türkiye
kalıcı ve spesifik (istihdam artırıcı ve teknoloji transfer
eden) yatırımları çekmek için çaba sarf etmelidir" dedi.
Amerikan ekonomisinin durumu ve dünya ekonomisinde buna bağlı
durgunluk tehlikesi endişeleri artırırken, gözler yarın ki FED
toplantısına çevrildi. Uzmanlar, FED’in toplantı sonrasında
büyük ihtimalle gösterge faizlerini düşürerek piyasaları
rahatlatacağını ve doların da buna bağlı olarak değer kaybetmeye
devam edeceğini belirtiyor. Finans Enstitüsü’nden Dr. Aylin
Soydan, ANKA’ya yaptığı açıklamada, FED’in faiz indirmesi ve
güçlü dolar politikasını terk etmesinin dünya ekonomisinin
büyümesini olumsuz yönde etkileyeceğini vurguladı.
-"TÜRKİYE
KALICI YATIRIMLARI ÇEKMEYE ÇALIŞMALI"-
Bu dönemde Türkiye’nin seçim dahil yaza girerken var olan
birçok siyasi riskini halletmiş olmasının bir şans gibi
gözüktüğünü ancak, Türkiye’nin başta cari açık ve borç sorunu
olmak üzere birçok yumuşak karnı bulunduğunu ifade eden Soydan,
"Türkiye bundan sonra ’kısa vadeli sermaye nasıl gelirse,
nereden gelirse gelsin kabulüm’ anlayışıyla ödemeler dengesini
tesis edemez. Türkiye kalıcı ve spesifik (istihdam artırıcı ve
teknoloji transfer eden) yatırımları çekmek için çaba sarf
etmelidir" dedi.
-"DOLAR
KURU 1.2 SEVİYESİNİN ALTINA DÜŞEBİLİR"-
Soydan, FED’in 25 baz puanlık bir indirim yapması halinde
bile önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye sermaye girişlerinin
süreceğini ve dolar kurunun 1.2 seviyesinin altını görme
ihtimalinin bulunduğuna dikkat çekti. Soydan, borsada da güçlü
ve yeni dönem için yapılanmasını tamamlamış şirketlere yabancı
ilgisinin güçlü olacağını kaydetti. Soydan, şöyle konuştu:
"FED’in faiz indirmesi ve karşılıksız ve güçlü dolar
politikasını terk etmesi ABD’nin dış açıklarını kapatma yönünde
baskı yapacak. Bu durum dünya ekonomisinin büyümesini olumsuz
yönde etkileyecek bir durumdur. Bundan daha çok Çin ve gelişmiş
Asya ülkeleri etkilenecektir. Türkiye’nin olumsuz etkilenmesi
dünyadaki likidite daralması çerçevesinde sınırlı olacaktır.
Ancak burada Türkiye, dış açığını kapatacak önlemleri almalı,
reel sektör borçlarını makul seviyeye indirip, karşılıklarını
ayırmalıdır.ö
-ABD
EKONOMİSİNDE DURGUNLUK-
ABD ekonomisinde durgunluk belirtileri, en çok sıkıntının
başladığı emlak alanında görülüyor. ABD Ulusal Emlak
Komisyoncuları Derneği, mevcut durumdaki emlak satışlarının bir
ay önce tahmin edilen yüzde 6.8’lik gerilemeyi aşarak, 2007
yılında yüzde 8.6’ya düşeceğini öngörüyor. Yeni konut satışları
ise 2006’daki yüzde 18’lik düşüşün de üzerine çıkarak yüzde 24’e
gerileyecek. Bu düşüşün ABD ekonomisinin tümüne yayılıp kronik
bir durgunluğa dönüşmemesi için FED’in yarınki tavrı büyük önem
taşıyor.
-AVRUPA’YA
UYUM ÖNEMLİ-
Yatırımcılar, FED’in gösterge faiz oranını düşüreceği ve
ABD ile Avrupa arasındaki açığı daraltacağı beklentisi
içindeyken dolar, euro karşısında rekor seviyede düştü.
Geçtiğimiz 12 ayda dolar, euro karşısında yüzde 8.6, Avustralya
Doları karşısında yüzde 10.2 değer kaybederken, Avrupa Merkez
Bankası (ECB) faiz oranlarını yüzde 4’e, Avustralya Merkez
Bankası ise yüzde 6.25’e çıkardı. ABD Merkez Bankası ise bu
oranı yüzde 5.25 olarak korudu. Şimdi ise, FED’in bu kargaşaya
son vererek faiz oranlarını Avrupa’ya yakınlaştırması
bekleniyor. Bunun için piyasalar FED’ten 50 baz puanlık bir faiz
indirimi bekliyorlar. FED’in olası faiz indirimi kararı, dolara
da istikrar kazandıracak.
-ABD
DIŞ AÇIĞI ŞİMDİDEN AZALMAYA BAŞLADI-
Doların zayıflaması, ABD ihracatına ise olumlu etki
ediyor. Geçtiğimiz beş ayda Boeing Co., General Electric Co. and
Deere & Co. şirketlerinin her biri denizaşırı uçak, motor ve
traktör nakliyatında rekor seviyeye ulaştı. Bu gelişme ABD
ekonomisinin bundan böyle kendisini karşılıksız dolarla finanse
etmek yerine, gerçekçi bir kur politikası güderek üretim ve
ihracata önem vereceğinin işareti olarak yorumlanıyor. Ancak
uzmanlar, FED’in bundan sonra izleyeceği düşük faiz
politikasının doların değerini düşürerek ABD’nin ithalatını
olumsuz yönde etkileyeceğini, bunun da Çin ve Asya’nın ABD’ye
olan ihracatında önemli düşüşlere yol açacağını belirtiyorlar.
(ANKA) http://finans.mynet.com/newsdetail.asp?id=681903
|
Konut ve inşaat alarm veriyor |
|
Finans Enstitüsü Direktörü İktisatçı Cemil Ertem,
küresel daralmanın sonuçlarını Türkiye’nin 2008’in son
çeyreğinde çok keskin olarak göreceğini söyledi.
Finans Enstitüsü Direktörü İktisatçı Cemil Ertem, konut ve
inşaat sektörü şimdiden daralma işaretleri verdiğine işaret
ederek, “Durgunluğun yayılması ABD’deki gibi konut balonunun,
diğer ülkelerde de sönmesiyle başlayacak. Zaten bu, İspanya,
İngiltere ve İrlanda’da başladı. Yakında İtalya, Portekiz,
Fransa, Türkiye’de konut sektörü ciddi düşüşler yaşayacak” dedi.
Ertem, 2006 yılı düzeltilmiş milli gelirinde inşaatın payının
1,6 puan artarak yüzde 4,8’den 6,8’e çıktığını belirterek,
inşaatın 1990–2004 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 2,8
büyüdüğünü hatırlattı Ertem, “Ancak inşaattaki büyüme 2005 ve
2006 yıllarında yüzde 21,5 ve 19,4 gibi çok yüksek oranlara
ulaşmıştı. Şimdi burada sert düşüş yaşayacağız ve bu diğer
sektörlere hızla yayılacak” uyarısında bulundu.
KAYIT DIŞI
ENGELLENİRSE MİLLİ GELİR 9-10 BİN DOLAR OLUR
Yeni milli gelir hesaplarının bankacılık sisteminin küçüklüğünü
iyice ortaya çıkardığına değinen Ertem, Türkiye’de bankacılık
sektörünün bilânço büyüklüğünün AB ülkeleri yanında çok küçük
kaldığını savundu. Ertem, “Küresel kriz koşullarında ne Merkez
Bankası’nın rezervleri ne de bu mali sistem ve bankalar bizi
kurtarabilir. Yeni milli gelir rakamları bu gerçeği ortaya
koyuyor” dedi.
Yeni seriye
göre hesaplanan milli geliri değerlendiren Finans Enstitüsü
Direktörü İktisatçı Cemil Ertem, alınan sonuçların bankacılık
sisteminin küçüklüğünü iyice ortaya çıkardığını, Türkiye’de
bankacılık sektörünün bilânço büyüklüğünün AB ülkeleri yanında
çok küçük kaldığını savunarak “Küresel kriz koşullarında ne
Merkez Bankası’nın rezervleri ne de bu mali sistem ve bankalar
bizi kurtarabilir. Yeni milli gelir rakamları bu gerçeği ortaya
koyuyor” dedi.
Milli gelir artışı ve yeni verilerin eski seriye göre daha
gerçekçi olduğunu ifade eden Cemil Ertem, kayıt dışı alanların
sistem içine çekilebilmesi halinde kişi başına milli gelirin
9-10 bin dolarlı düzeylere çıkabileceğini belirterek, milli
gelir kadar gelirin dağılımın daha da önemli olduğunu söyledi.
İŞ
ARAYAN DÖRT KİŞİDEN ANCAK BİRİ İŞ BULABİLİYOR
Türkiye’nin son
ekonomik daralmadan yine küçülerek çıkacağını söyleyen Ertem
yüzde 4,5 büyüme oranı ile Türkiye’nin başta işsizlik olmak
üzere, hiçbir sorununu çözemeyeceğini iddia etti. Ertem,
“Türkiye’de işsizliğin geriye gitmesi için en az yüzde 7’lik
büyümenin olması gerekiyor. Dar tanımlı işsizlik bile yüzde
10’ları buldu. Geniş tanımlı işsizlikte yüzde 20’lerin
üzerindeyiz. Yani iş arayan her dört vatandaştan biri iş
bulabiliyor” değerlendirmesini yaptı.
MALİ SEKTÖR
SANILDIĞI KADAR BÜYÜK DEĞİL
Ertem, eski milli gelire göre bankacılık sektörü’nün GSYİH’sının
yüzde 86,7’sine denk geldiğini belirterek, yeni milli gelire
göre bu oranın daha da düştüğünü kaydetti. Cemil Ertem, birçok
Avrupa ülkesinde bankacılık sektörünün milli gelire oranının
yüzde 300 olduğuna dikkat çekti. Ertem, şu görüşleri dile
getirdi:
“Zaten 2001 krizi sonrası eli kolu bağlanan ve reel sektöre
kredi veremeyen banka sistemi şimdi küresel kriz koşullarında
parmağını kıpırdatmayacaktır. Yeni milli gelirle birlikte, çok
büyük dediğimiz ve her yıl yüzde 20 büyüyor diye övündüğümüz
mali sektörün aslında büyük olmadığını da gördük. Mali sektörün
aktif büyüklüğü 567 milyar dolar. Bu yeni milli gelir rakamını
bile yakalayamıyor.”
http://www.gazeteport.com.tr/EKONOMI/NEWS/GP_182517
FİNANS ENSTİTÜSÜ: “KRİZ ORTAMINDA NE MERKEZ BANKASI’NIN
REZERVLERİ NE DE MALİ SEKTÖRÜN GÜCÜ YETERLİ” 1 Nisan 2008 08:28
-Finans
Enstitüsü Direktörü İktisatçı Cemil Ertem, yeni milli gelir
hesaplarının bankacılık sisteminin küçüklüğünü iyice ortaya
çıkardığını, Türkiye’de bankacılık sektörünün bilânço
büyüklüğünün AB ülkeleri yanında çok küçük kaldığını savundu.
-Ertem,
“Küresel kriz koşullarında ne Merkez Bankası’nın rezervleri ne
de bu mali sistem ve bankalar bizi kurtarabilir. Yeni milli
gelir rakamları bu gerçeği ortaya koyuyor” dedi.
Ertem:"Reel
Sektör Açık Pozisyonlarını Kapatmalı"
|
Küresel
dalgalanmalardan Türkiye'nin zarar görmemesi için reel
sektörün döviz ve kısa vadeli değişken faizli borçlarını
2008 ortasına kadar rahatlatması ve tasarruf açığının
giderilmesi gerektiğine işaret eden Finans Enstitüsü
kurucularından iktisatçı Cemil Ertem, 'Aksi halde
2009'da herkesin işi zor olabilir' dedi.
-Ertem,
doların düşmeye devam edeceğini, Türkiye'nin daha seçici
ve spesifik sermaye hareketlerine muhatap olacağını,
İMKB'de önümüzdeki dönemde mali bünyesi güçlü ve doğru
sektörlerdeki kağıtların prim yapacağını öne sürdü.
Finans
Enstitüsü kurucularından İktisatçı Cemil Ertem, Amerikan
Merkez Bankası FED'in yüksek faize dayalı açık finanse
etme politikasını terk etmeye başladığına dikkat
çekerek, KOBİ'ler başta olmak üzere reel sektörün 2008
ortasına kadar açık pozisyonlarını kapatması uyarısında
bulundu.
Ertem, İngilizce yayımlanan haftalık ANKA Review için
kaleme aldığı yazısında, FED'in faiz düşürmesinin sadece
son dalgalanmalara bağlı olmadığını, mortgage
piyasasındaki krizin FED'in faiz düşürmesi için fırsat
yarattığını ve bu süreci çabuklaştırdığını ifade etti.
Ertem, 'Bundan sonra FED faizleri ani ve yüksek
oranlarda indirmese bile artık yüksek faiz politikasını
terk etmiş bulunuyor. Bu geçişin aslında 2008 sonunda
seçimlerden ve olası iktidar değişikliğinden sonra
olması planlanıyordu. Ancak mortgage sektöründeki erken
final bunu öne çekti. Bundan sonra ne olacak? Öncelikle
küresel bir daralma ile karşı karşıya bulunduğumuzu
kabul edelim' dedi.
-VARLIK FİYATLARI DÜŞER-
İktisatçı Cemil Ertem, küresel daralma nedeniyle dünya
ekonomisinde ortalama yüzde 1.5?2 oranında bir büyüme
geri çekilmesi olabileceğini, ancak 2008 sonundaki ABD
seçimlerine kadar piyasaların toparlanması için başta
FED olmak üzere Japonya ve Avrupa merkez bankalarının
müdahalesinin süreceğini ifade ederek geleceğe yönelik
şu tespitlerde bulundu:
'Girişim sermayesi adı altındaki hedge fonların
faaliyetlerinin sonuna gelindi. Önümüzdeki süreçte
varlık fiyatlarında bir düşüş yaşanacak. Dünya
borsalarındaki aşırı fiyatlanmış birçok kağıt gerçek
değerine gelirken zayıf borsalardaki kağıtlar da
değerlerinin altında işlem görebilir. Petrol dahil emtia
fiyatlarında ise istikrarlı bir dönem bizi bekliyor.
Bazı emtia fiyatları şu günlerde geçici düşüşler
yaşayabilir. Bu Türkiye'nin dış ticaret dengesine olumlu
yansıyacak bir gelişmedir. İthalatçılar ve sanayiciler
bu dönemi değerlendirmeli. Varlık fiyatlarındaki
düşüşler ise gelişmiş ülke piyasalarından başlayacak.'
-DOLAR DAHA DA DÜŞEBİLİR-
Cemil
Ertem, orta vadede doların değerinin, euro ve yen
karşısında, düşme ihtimalinin güçlü olduğunu, bu nedenle
YTL'de sert düşüşler beklenmemesi gerektiğini, ayrıca
düşen faizlerin Türkiye gibi yüksek faizli piyasaları
daha da vazgeçilmez kılabileceği görüşünü savundu.
Ertem, 'Bu durum Türkiye piyasasına para girişinin
sürmesi anlamına geliyor. Türkiye önümüzdeki dönem daha
seçici ve spesifik sermaye hareketlerine muhatap olacak.
İMKB hisselerinin fiyatları dünya borsalarına göre hala
düşük. İMKB'de önümüzdeki dönemde mali bünyesi güçlü ve
doğru sektörlerdeki kâğıtlar prim yapacak' diye konuştu.
-BORÇLAR KAPANMAZSA 2009'DA TÜRKİYE'NİN
İŞİ ZOR-
Türkiye'de reel sektörün, dış pazarlardaki rekabet
şansının önemini dikkate alarak küresel daralmaya karşı
kaliteli ve katma değeri yüksek mal ihracına yönelmesi
gerektiğine işaret eden Ertem şu değerlendirmede
bulundu:
'Türkiye'de reel sektörün borç vadelerine baktığımızda
ilginç bir şekilde vadelerin 2008 sonuna kilitlendiğini
görüyoruz. Bu tarih ABD seçimlerinin tarihi. Son
dalgalanma 2008 sonunda başlaması gereken dünya
ekonomisindeki yeniden yapılanmayı öne çekti. Buna göre
ABD kaynaklı dengesizlik giderilmeye çalışılacak. Bu
yapılırken Türkiye'nin zarar görmemesi için reel
sektörün döviz ve kısa vadeli değişken faizli borçlarını
2008 ortasına kadar rahatlatıp teknoloji verimliliğine
dayalı yapılanmayı hayata geçirmeye başlaması gerekiyor.
Ayrıca Türkiye'nin tasarruf yetersizliğini borçlanma ve
kısa vadeli sermaye girişleriyle geçici olarak değil de
iç tasarruf oranını ve doğrudan yabancı yatırımları
artırarak çözme yoluna gitmesi gerekiyor. Herkesin
mutabık olduğu bu yola Türkiye'nin en geç 2008 ortasında
girmesi gerekiyor. Yoksa 2009 ve sonrasında Türkiye'de
herkesin işi zor.' (ANKA)
http://www.memurlar.net/haber/106384/ |
|