|
KÜRESEL ENFLASYON YENİ DENGELER OLUŞTURACAK
Öyle görülüyor ki
dünya ekonomisi uzunca bir süre enflasyon sorunuyla boğuşacak.
Sürekli enflasyon hali sürekli bir dengesizlik halini de
anlatır. Önümüzdeki dönem, dünyada ekonomik ve siyasi dengelerin
çözüldüğü geçiş dönemi olacak. Bu Türkiye için de böyle. Var
olan haldeki bütün dengeler çözülüyor.
Şu an bütün emtia,
döviz ve varlık fiyatları bu dengesizliğin bir ifadesi olarak
karşımızda. Hiçbir fiyat gerçeği, olması gereken değeri
yansıtmıyor, dolayısıyla geçici. Büyüme düşerken enflasyon
artıyor. Örneğin İngiltere’de büyümenin 2008’de yüzde 2
civarında olması bekleniyor. İşsizlik her geçen gün artıyor.
Ancak gıda fiyatları enflasyonunun da bu yıl yüzde 10’u geçmesi
bekleniyor. Dolayısıyla İngiltere’de de Merkez Bankası’nın
öncelikli hedefi enflasyon olacak. Öte yandan Amerika’da baş
gösteren rahatlamanın geçici olduğu, bunun FED’in piyasalara
verdiği likiditenin sonucu olduğu, bankalar arası kısa vadeli
borçlanmalarda ve birçok sektörde sorunların devam ettiği
biliniyor. FED’in Başkanlık seçimlerine kadar faizlere
dokunmayacağı ve temel politikasında bir değişiklik yapmayacağı
artık kesin gibi. Avrupa Merkez Bankası’da faizlere
dokunmayacak. Avrupa’nın da sorunu giderek düşmekte olan büyüme
oranları ve işsizlik. Avrupa Merkez Bankası ancak sonbaharda
faiz artırımını konuşabilir. Böyle olunca Türkiye yüksek
faizleriyle Avrupa sermayesi için hala avantajlı. Bu yıl Avro
Bölgesi’nde büyüme düşecek ve işsizlik artacak. Ancak gıda ve
petrol fiyatlarından kaynaklı enflasyonist eğimlerde varlığını
koruyacak. Bu durum Avrupa merkezli bankaların daha ihtiyatlı
olmasına yol açacak. Türkiye’ye yönelik sendikasyon kredilerine
düşüş beklenebilir.
Kısaca dünya
ekonomisi bir stagflasyon sarmalına yakalanmadan bu süreci
geçmeye çalışıyor. Ancak krizin stagflasyon temelinde
derinleşmemesi Çin faktörüne de bağlı. Çin’deki enflasyon her
yerdeki enflasyondan önemli. Çünkü Çin’deki enflasyonun sürekli
olması dünyanın Çin’den pahalı mal alması demek.
ÇİN’İN
ENFLASYONU DA SORUN DEVALÜASYON YAPMASI DA
Bu da başta ABD
olmak üzere küresel enflasyonu tetikleyecek bir gelişme. Örneğin
ABD’nin son dört ayda Çin’den yaptığı ithalatın maliyetindeki
artış yüzde 4,1’i buldu. Bu durumda ABD’de Wal-Mart dönemi sona
erebilir. Bu perakende devi son çeyrekte karını yüzde 7 artırdı.
Ancak bunun devamı gözükmüyor. Wal-Mart’ın ucuz ve vadeli mal
satması Çin’den uygun fiyatla mal almasına bağlı. Dolayısıyla
Çin enflasyonunun sürekliliği ABD için çok tercih edilebilir bir
durum değil. Ama daha büyük tehlike Çin’in enflasyon karşısında
kayıtsız kalmayarak parasının değerini düşürmesi. Bu özellikle
Türkiye gibi fiyat rekabeti üzerinden ihracat yapan ülkeleri
etkileyecek bir adım olacak. Çin’deki enflasyona bağlı olarak
Çin mallarının fiyatlarının artacağını düşünen bizim
tekstilcilerimizin şimdiki kabusu Çin’in devalüasyon yapması.
Çin Yuan’ın
AB’nin ve ABD’nin baskısına rağmen revalüasyonuna izin
vermiyordu. Ancak enflasyon Çin parasının devalüasyonu üzerinde
baskı oluşturuyor. Nitekim Çin Halk Bankası danışmanlarından
Fan Gang, Çin kurunda yaşanacak büyük bir revalüasyonun
spekülasyona ve büyüyen bir hasara davetiye çıkaracağını
söylemişti. Şimdi yükselen enflasyona bağlı olarak eli daha da
güçlendi.
Bütün bu
gelişmeleri toparlayacak olursak, kısa dönemde, başta petrol
olmak üzere, emtia fiyatlarında düşüş beklememek gerekir.
Dünyada enflasyon artacak ve bu artış yeni ekonomik-siyasi
dengelerin yaratıcı dinamiği olacak.
Biz 2009
ortasından itibaren, ABD’nin yeni yönetimiyle birlikte, dünya
ekonomisinde çok önemli değişikliler olacağını emtia ve varlık
fiyatlarının yeni dengesinin bundan sonra oluşacağını
öngörüyoruz.
2009 sonrası
ulusal para sistemlerinden tek paraya geçisin başlangıcı olacak.
“Küresel Tek Para” sistemine doğru gidiyoruz. Morrison
Bonpasse’nin şu sıralar ısrarla savunduğu 3-G yani; Global Tek
Para, Global Parasal Birlik ve Global Merkez Bankası
kapitalizmin yeni hedefi.
Türkiye, yeni bir
dengeye giden bu dengesizlik halinden en çok etkilenecek ülke
durumunda. Bu, hem kısa vadede hem de uzun vadede böyle. Örneğin
küresel enflasyon en çok Türkiye’yi etkileyecek.
|