logo_fe_k

Dünya'da Ekonomi Yorumu - 19-26 Mayıs 2008

  KÜRESEL ENFLASYON YENİ DENGELER OLUŞTURACAK  

Öyle görülüyor ki dünya ekonomisi uzunca bir süre enflasyon sorunuyla boğuşacak. Sürekli enflasyon hali sürekli bir dengesizlik halini de anlatır. Önümüzdeki dönem, dünyada ekonomik ve siyasi dengelerin çözüldüğü geçiş dönemi olacak. Bu Türkiye için de böyle. Var olan haldeki bütün dengeler çözülüyor.

Şu an bütün emtia, döviz ve varlık fiyatları bu dengesizliğin bir ifadesi olarak karşımızda. Hiçbir fiyat gerçeği, olması gereken değeri yansıtmıyor, dolayısıyla geçici. Büyüme düşerken enflasyon artıyor. Örneğin İngiltere’de büyümenin 2008’de yüzde 2 civarında olması bekleniyor. İşsizlik her geçen gün artıyor. Ancak gıda fiyatları enflasyonunun da bu yıl yüzde 10’u geçmesi bekleniyor. Dolayısıyla İngiltere’de de Merkez Bankası’nın öncelikli hedefi enflasyon olacak. Öte yandan Amerika’da baş gösteren rahatlamanın geçici olduğu, bunun FED’in piyasalara verdiği likiditenin sonucu olduğu, bankalar arası kısa vadeli borçlanmalarda ve birçok sektörde sorunların devam ettiği biliniyor. FED’in Başkanlık seçimlerine kadar faizlere dokunmayacağı ve temel politikasında bir değişiklik yapmayacağı artık kesin gibi. Avrupa Merkez Bankası’da faizlere dokunmayacak. Avrupa’nın da sorunu giderek düşmekte olan büyüme oranları ve işsizlik. Avrupa Merkez Bankası ancak sonbaharda faiz artırımını konuşabilir. Böyle olunca Türkiye yüksek faizleriyle Avrupa sermayesi için hala avantajlı. Bu yıl Avro Bölgesi’nde büyüme düşecek ve işsizlik artacak. Ancak gıda ve petrol fiyatlarından kaynaklı enflasyonist eğimlerde varlığını koruyacak. Bu durum Avrupa merkezli bankaların daha ihtiyatlı olmasına yol açacak. Türkiye’ye yönelik sendikasyon kredilerine düşüş beklenebilir.  

Kısaca dünya ekonomisi bir stagflasyon sarmalına yakalanmadan bu süreci geçmeye çalışıyor. Ancak krizin stagflasyon temelinde derinleşmemesi Çin faktörüne de bağlı. Çin’deki enflasyon her yerdeki enflasyondan önemli. Çünkü Çin’deki enflasyonun sürekli olması dünyanın Çin’den pahalı mal alması demek.

 ÇİN’İN ENFLASYONU DA SORUN DEVALÜASYON YAPMASI DA  

 Bu da başta ABD olmak üzere küresel enflasyonu tetikleyecek bir gelişme. Örneğin ABD’nin son dört ayda Çin’den yaptığı ithalatın maliyetindeki artış yüzde 4,1’i buldu. Bu durumda ABD’de Wal-Mart dönemi sona erebilir. Bu perakende devi son çeyrekte karını yüzde 7 artırdı. Ancak bunun devamı gözükmüyor. Wal-Mart’ın ucuz ve vadeli mal satması Çin’den uygun fiyatla mal almasına bağlı. Dolayısıyla Çin enflasyonunun sürekliliği ABD için çok tercih edilebilir bir durum değil.  Ama daha büyük tehlike Çin’in enflasyon karşısında kayıtsız kalmayarak parasının değerini düşürmesi. Bu özellikle Türkiye gibi fiyat rekabeti üzerinden ihracat yapan ülkeleri etkileyecek bir adım olacak. Çin’deki enflasyona bağlı olarak Çin mallarının fiyatlarının artacağını düşünen bizim tekstilcilerimizin şimdiki kabusu Çin’in devalüasyon yapması.

 Çin Yuan’ın AB’nin ve ABD’nin baskısına rağmen revalüasyonuna izin vermiyordu. Ancak enflasyon Çin parasının devalüasyonu üzerinde baskı oluşturuyor.  Nitekim Çin Halk Bankası danışmanlarından Fan Gang, Çin kurunda yaşanacak büyük bir revalüasyonun spekülasyona ve büyüyen bir hasara davetiye çıkaracağını söylemişti. Şimdi yükselen enflasyona bağlı olarak eli daha da güçlendi.

Bütün bu gelişmeleri toparlayacak olursak, kısa dönemde, başta petrol olmak üzere, emtia fiyatlarında düşüş beklememek gerekir. Dünyada enflasyon artacak ve bu artış yeni ekonomik-siyasi dengelerin yaratıcı dinamiği olacak.

Biz 2009 ortasından itibaren, ABD’nin yeni yönetimiyle birlikte, dünya ekonomisinde çok önemli değişikliler olacağını emtia ve varlık fiyatlarının yeni dengesinin bundan sonra oluşacağını öngörüyoruz. 

2009 sonrası ulusal para sistemlerinden tek paraya geçisin başlangıcı olacak. “Küresel Tek Para” sistemine doğru gidiyoruz. Morrison Bonpasse’nin şu sıralar ısrarla savunduğu 3-G yani; Global Tek Para, Global Parasal Birlik ve Global Merkez Bankası kapitalizmin yeni hedefi.

Türkiye, yeni bir dengeye giden bu dengesizlik halinden en çok etkilenecek ülke durumunda. Bu, hem kısa vadede hem de uzun vadede böyle. Örneğin küresel enflasyon en çok Türkiye’yi etkileyecek.

ÖNCEKİ YAZILAR

TARİH

TÜRKİYE EKONOMİ YORUMU

DÜNYA EKONOMİ YORUMU

12-19 Mayıs 2008

Petrol ve Ekonomi Baskısında Türkiye Ekonomisi

Petrol Fiyatları Hangi Dinamiğe Bağlı; Çin Devalüasyon Yaparsa N’olur?

 

 

FİNANS ENSTİTÜSÜÜÜ®  | FİNANS KULÜP® Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı
Nispetiye Caddesi Levent İş Hanı No:6/2 34330 1.Levent - İstanbul   |  Telefon: 0212-284 72 59 | Faks: 0212-282 91 11